KAYSERİNİN TEK İSLAMİ FORMU
 
AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yapDJ GİRİŞ

Paylaş | 
 

 BATIL İNANÇLAR

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
canimsin-38
Süper Moder
Süper Moder
avatar

Mesaj Sayısı : 54
Points : 193
Kayıt tarihi : 31/03/10

Kişi sayfası
ayar ayar: 1

MesajKonu: BATIL İNANÇLAR   Ptsi Nis. 12, 2010 11:08 pm

Unutmamak lazım ki,dindarlık,dini olanı işlemektir;dinde olmayanı değil.Nice insan,hem de din adına,dini de küçük düşürerek ve sevap yapıyorum zannıyla günaha girerek bu tür hurafe ve bid'atlar,batıl inançlar peşinde kendisine sıkıntı vermekte,hayatını daha da çekilmez hale getirmektedir. Bazı insanlar,Cumartesi ve Salı günleri çamaşır yıkamıyor,bazıları da kırılan bir ayna veya evinin yakınlarında öten bir baykuş nedeniyle kabuslar görüyor. Batıl inanç,hurafe ve bid'atlardan ancak sağlıklı ve doğru dini bilgiyle,Kur'an'ın hayata geçirilmesiyle korunulabilir. Bu tür sapıklıklara yönelmenin nedeni, insandaki inanç ihtiyacının doğru ve gerçek bilgilerle doldurulamaması, İslam'ın hakim değil mahkum olması,cahiliye düzeni,medya ve çevre şartlarının doğruyu eğri,eğriyi doğru diye göstermesidir.Dini; bazı çıkarcı, istismarcı, cinci,cahil ve bağnazların elinden kurtarmadıkça,bu tür insanlara ilgi gösterilip hoca diye iltifat edildikçe bu sorunlar küçülmeyecek, aksine büyüyecektir.
Yukarıda açıklananlardan başka hala yaşayan bazı batıl inanç ve hurafeleri saymaya çalışalım:
At,avrat ve silah uğursuzdur Ayna kırılması uğursuzluktur, ayna kırılan ev yedi sene iflah olmaz. Ateşle oynayan çocuk altını ıslatır.Ayın13'ü uğursuzdur.Gece tırnak kesilmez,ev süpürülmez.
Gece ev süpürülürse fakirlik gelir."Geceleri aynaya bakılmaz.
Gece vakti, bir evden başka bir eve kazan,tencere ve tava verilirse mutlaka ölüm olur.
Gece, vaktinden önce öten horoz uğursuzluk getirir.
Pazar günü çalışmak uğursuzluktur
Salı günü işe başlanırsa bitmez, sallanır.
Salı günü yeni elbise giyilirse yanar.
Çarşamba gecesi işe başlanırsa,
Çarşamba karısı'nı kızdırı ve o eve kötülüğü dokunur
Çarşamba günü yorgan kaplayan hastalanır
Çarşamba günü süt içmek, ev satın almak iyi değildir
Perşembe günü çamaşır yıkanırsa zengin olunur
Cuma akşamı ev süpürülürse meleklerin kanadı kırılır
Cuma günü ev süpüren veya çamaşır yıkamak, fakirlik getirir ve günahtır.
Çocuğu ölen kadın, Cuma günleri hiçbir iş yapmaz.
Cuma günleri çocuğun ayakları cami kapısına bağlanır ve namazdan sonra çözülürse, hasta olmaz.
Henüz konuşamayan çocuğun ağzı,Cuma salası verilirken cami anahtarıyla açılırsa,
çocuk hemen konuşmaya başlar. Cumartesi günü çamaşır yıkamak uğursuzluk getirir.
Arefe günü dikiş dikmek günahtır.
Arefe günü dikiş diken kadının ölmüş çocuğu varsa, onun derilerini diker.
Misafirin ardından ev süpürmek iyi değildir.
Makasın ağzı açık kalırsa, kefen biçmeye yarar.Makasın açık kaldığı evde kavga çıkar.
Elden ele makAS alınmaz, makas düşman sayılır. Elden ele sabun alınmaz, uğursuzluk getirir.
Hapse giren biri, ölmüş birisinin yüzüğünü takarsa hapisten çabuk çıkar.
İnsanın önünden kara kedi geçmesi, uğursuzluk sayılır.
Tavşan, tilki, kara köpek birinin yoluna çıkarsa uğursuzluk getirir.
Kapı eşiğine basan, iftiraya uğrar."Merdiven altından geçmek uğursuzluktur.
Başa pisleyen kuş, talih kuşudur; Kuş pisliği başına düşene para gelir.
Şimşek çakarken kırmızı giyilmez. Terlik ve ayakkabının ters dönmesi iyi değildir.
Evliliğin ilk günü,gerdek gecesinde,erkek veya kadın,hangisi önce uyursa o daha evvel ölür
Gerdek gecesi,karı ile kocadan hangisi daha evvel diğerine tokat vurursa, onun sözü daha çok dinlenir.
Zifaf gecesi gelin ve damat sabunla yıkanırsa,sabun acı olduğundan,aralarına acı ve ayrılık girer.
Ev süpürülürken süpürge birine dokunursa uyuz olur.Süpürgeye tükürülürse hastalık bulaşmaz. Gece tırnak kesilirse ömür kısalır.
Cenaze yıkanırken teneşirin altına dökülen su, bir şişeye konup habersiz sarhoşa içirilirse içkiyi bırakır.
Nazara uğrayan kişi,kuşkulandığı insanın saçından, ayakkabısından veya elbisesinden habersiz bir parça kesip yakarak dumanı ile tütsülenirse nazarı geçer.
Kötü bir hastalıktan söz edilirken: Değirmenden geldim unluyum' denilmezse o hastalık, söyleyene bulaşır
Sarılık hastalığına tutulan kişinin 'izinli' denilen biri tarafından alnı jilet ya da çakı ile çizilir. Akan kan alnına ve burnuna sürülür. Yaradan kan aktıkça hastalık da akar gider
Dişi ağrıyan bir kişi mezarlığa gider, mezar taşını ısırır, arkasına bakmadan geri gelirse ağrısı kesilir.
Başı ağrıyan bir kadın camiye gider, yazması (başörtüsü) ile camiyi süpürür ve yazmayı tekrar başına örterse başının ağrısı gider.
Evden çıkan erkek, işine giderken önünü kadın keserse (kadın adamın önünden karşıya
geçerse) adamın işi ters gider.Kısa boylu kadınlar uğursuzdur.
Bir kız akşam ezanı okunurken merdiven altından geçerse kısır kalır
Cuma günü ezan okuyan müezzine kızın başörtüsü veya mendili sallattırılırsa nasibi çıkar.
Evli birinin yüzüğünü bekar kız takarsa kısmeti kesilir.
Bekar kız, evli birinin gelinliğini giyerse kısmeti kesilir.
Gelin olanın duvağı evde kalmış kızın başında çözülürse kızın bahtı açılır.
Evde kilitlenen kilit, bayram sabahı veya Cuma günü, namazdan önce imam tarafından
camide açılırsa kızın bahtı açılır.
Ellerini birbirine bağlayanın kısmeti kesilir.
Ellerini kavuşturanın kısmeti kapanır, anası ölür.
Hamile bir kadın yumurta yerse çocuğu terbiyesiz oluR
Hamileyken anahtar açanın doğumu kolay olur
Bir hamile kadın ölü yıkanırken suyundan atlarsa çocuğu baygın doğar
Aş yeren bir kadın, çirkin bir yere bakarsa çocuğu çirkin olur.
Doğum yapan kadın, yedi gün çocuğunun yanından dışarı çıkmaz. Çıkarsa cinniler gelir, çocuğu götürür. Başka bir çocukla değiştirir.
Çocuğu yaşamayan bir kadın bir yatıra 'Bunu sana sattım' der ve kurban kestirir. Çocuk dünyaya gelince eğer kız ise adını Satı, oğlan olursa Satılmış koyar. Aksi halde çocuk yaşamaz.
Çocuğu yaşamayan kadın, yeniden doğum yaptığında 40 evden topladığı parçalarla gömlek dikip çocuğuna giydirirse çocuğu yaşar ve ömrü uzun olur.
Çocuğu ölen bir kadın Cuma günü iş yapmaz."
Lohusa kadının ve çocuğun yastığı altına iğne, çuvaldız, kama, bıçak konulursa albasmaz.
Lohusa kadının bulunduğu yere süpürge, Kur'an, soğan, sarımsak asılırsa 'alkarısı'loğusa ve çocuğa zarar vermez.
Hayızlı kadın,sebze bahçesinden geçerse sebzeleri kurutur.
Hayızlı kadın akşam ezanından sonra küpten turşu çıkarırsa turşu bozulur.
Gelin eve ilk geldiğinde kaynanasının iki bacağı arasından içeri girerse saygılı olur.Yeni doğan çocuğun ilk dışkısı,yattığı odanın eşiğine veya beşiğinin altına konursa cadı zarar vermez, nazar da değmez.
Yeni doğan çocuğun beşiği altına türbe ve kabirlerden toprak getirilip konursa çocuğu cadı boğmazmış(Buna bazı yerlerde cüher almak denilir.)
Bebek fıtık doğarsa, külotu çalı ağacını bir dalı yarılarak arasından geçirilince fıtığı iyileşir.
Bebeğin kırkı çıkmadan tırnağı kesilirse, ya arsız ya da hırsız olur.
Yeni doğan çocuk, bayram günü bir dişi eşeğe ters bindirilip köyün etrafında dolaştırılırsa ömrü mutlu geçer
Çocuğun doğduğu yerde elişi yapılırsa, göbeği düşmez.
Cuma günü çocuğun ayakları bir cami kapısında bağlanır, Cuma namazından sonra çözülürse hastalığa tutulmaz.Bebek ayakları altından öpülürse talihsiz olur
Çocuk dünyaya geldikten sonra yıkanıp tuzlanır ve sofra altı denilen beze sarılırsa tokgözlü olur
Çocuğun göbeği,cami duvarına veya avlusuna gömülürse dindar,medresenin (okulun) bahçesine veya avlusuna gömülürse alim,ahıra gömülürse malcı olur. Ayrıca suya atılırsa huyu temiz, evin içinde bir yere gömülürse gözü dışarıda olmaz.
Boyu ölçülen çocuk kısa kalır.Çocuğun boyu metre ile ölçülürse ömrü kısa olur
Sünnetsiz ölen çocuğun parmaklarından birinin kırılması gerekir
Çocuk sünnet olurken annesi oklava sallarsa, sünnet acısız ve kolay olur
Küçük çocukların yüzünde yara çıkarsa, deniz kenarında yaşayan ve denize giren biri tarafından okunup yüzü meshedilirse yaraları iyileşir.
Yürüyen çocuğun emeklemesi, misafir geleceğinin işaretidir
At,öküz,inek,dana gibi büyükbaş evcil hayvanlar, eğer gece ahırda huzursuzsa, bağırıyor, kişniyor veya böğürüyorsa, o evden biri ölecektir
Ölü yıkandıktan sonra kazan ters çevrilmezse bir başkası daha ölür
Bir evden ölü çıkarsa o evdeki su kapları boşaltılır. Eğer boşaltılmazsa Azrail suları ellediği için biri yine ölebilir
Cenaze çıkan ev ile çevresindeki evlerin suları dökülmelidir. Çünkü Azrail kılıcını o
sularda yıkar. Sular bu kılıçla pislendiği için içilmez olur
Gece vakti bir evden başka bir eve kazan,tava veya tencere verilirse ölümü celbeder.Gece sandık açmak, kendi mezarını açmaktır. Yani ölümü çağırmaktır
Bir evdeki eşyalardan herhangi biri kendi kendine düşer veya kırılırsa ölüme işarettir.Ayakkabı çıkarılırken ters çevrilirse o evden cenaze çıkar
Kefen diken iğne kırılmalıdır. Zira ölümü ve uğursuzluğu celbeder.
Saçakta baykuş ötmesi, ölüme işarettir
Bir genç askere giderken evden çıkmadan önce bir dilim ekmeğin yarısını yer, yarısını da geri bırakırsa, artık ekmek onu çağıracağı için kazaya belaya uğramadan geri döner.
Biri yolculuğa çıkıp gurbete giderken arkasından yola su dökülürse, su gibi yolculuğu olur, kazaya uğramadan sağ salim yerine ulaşır, gurbetten çabuk döner.
Biri yolculuğa çıkarken arkasından aynaya su serpilirse kazaya uğramaz.
Bir kişi sabunu başka birine elden verirse, sabun acı olduğu için, acı olaylar görülür veya o iki kişi arasına düşmanlık girer
Gök gürlerken buğday ambarına el ile vurulursa hasat çok olur.
Nar tanelerini yere düşürmeden bir bütün narı yiyip bitirebilen cennete girer
Tarla veya bahçede bitkiler hastalanmış ise,tarla sahibinin güneş doğmadan önce, tarlasının etrafını koşarak dolaşması gerekir
Çeltik ekilen arazinin etrafı eşeğe binmiş bir kimse tarafında Kur'an okunarak dolaşılırsa, o araziye dolu yağmaz.
At nalı asılan yere nazar isabet etmez.
Önünde beş taş”oyunu oynanan eve fakirlik gelir.Cezveden su içilirse zengin olunur.
Ayakkabılar ters dönerse şeytan üzerinde namaz kılar."Daha neler neler. Saymakla bitmeyecek bir sürü batıl inanışlar...
Dikkat edilirse, hurafe ve batıl inanış olarak kabul edilen haftanın hemen bütün günleri ya belaya, ya da günaha sebep gösterilmiştir. Sanki müslümanın temizlik yapması, çalışması suç kabul edilmiştir. Bu inanç, hem ibadetlere, hem temizliğe,hem çalışıp kalkınmaya ihanettir.

Yıldız nameye baktırmak,fal açtırmak,sevicilik yaptırmak,sihir bozdurmak,muska yazdırmak,tılsım yaptırmak,afsunlanmak için diyar diyar,semt semt hocacı arayanlar,dileğinin yerine gelmesi için türbe ve evli ya mezarlarını/yatırları dolaşanlar,kızının nasibini açtırmak için il il üfürükçü arayanlar azımsanmayacak kadar çoktur.Göğüse ve göbeğe muska yama cür'et ve ahlaksızlığına tevessül edenler ve bunların tuzağına düşüp pişmanlığını sineye çekenler de az değildir.Kimi yerde gelin,kocasının evine girerken kaynanasının iki bacağı arasından geçerse saygılı olur diye inanılmak,dolayısıyla insan onuru ayaklar altına alınmaktadır.Kimi yerde de "yeni doğan çocuğun ilk dışkısı,cin çarpmasın,nazar değmesin diye,yattığı odanın eşiği altına konulmakta,bazı yerlerde de bebeğin beşiğine mezarlıktan toprak getirilerek konulmaktadır
Kurşun dökmek, muska ve nazar boncuğu takmak gibi eski hurafe ve batıl inanışların yanında; modern hurafe ve çağdaş batıl inanışların da sosyete çevreleri, üniversite öğrencileri ve Batı kültürüyle yetişmiş insanlar başta olmak üzere, toplumda giderek yaygınlaştı(rıldı)ğını belirtmek gerekiyor. Burç taşları, şans ve uğur getireceğine inanılan çeşitli taş, yüzük, kolye veya boncuklar, sinema filmleri veya tv. dizilerindeki kahramanlara ait resim ve aksesuarlar, muska yerine uğur ve şifa kolyeleri, taşları, nazar değmesin diye elini kulağına tutup tahtaya vurmalar, aksırınca "çok yaşa" demeler ilk sayabileceğimiz modern gereçler ve tavırlardır.
Tabii, bunların yanında cinciliğin modern şekli olan medyumluk, falcılığın bin bir çeşidi, burçların ve gök cisimlerinin insan kaderi üzerinde etkisi olduğuna/tanrı lığına inanmanın bir yansıması olan burç falları, müneccimliğin modernize edilmiş şekli olan astroloji, felekle ve feleğin kadere etkisiyle ilgili inanış ve deyimler, ruh çağırma ve reenkarnasyon inanışları, insanın maymun soyundan geldiğine inanmak, İmani hakikatlerin çoğunun bilimsel olmadığı, bilimin tek doğru ve gerçek mürşit olduğunu kabul, tabiat/doğa veya tesadüfe yaratıcılık atfetmek gibi batıl inanışlar ve modern hurafeler...
Türbe ve yatırlardaki mantık dışı hurafelerin çağdaş ve modern şekillerini de televizyon izleyen herkes görmekte, matem törenlerini, and içmeleri... bilmekte. Simokinli resepsiyonlar, tuhaf, saçma ve İslam dışı kuralları olan törenler, seromoniler, ayinler, tapınmalar.Kolej ve üniversite mezunlarının keplerini havaya fırlatmaları, kıyafet dayatmaları vb. zorunluluklar da resmi hurafeler olarak sayılabilir. Bütün bunların yanında kapitalizm, komünizm, kemalizm, laiklik gibi her türlü beşeri ideolojiler, İslam'a ters dünya görüşleri ve felsefi anlayışlar, tağuti yaklaşımlar, Bel'amca yorumlar çağdaş batıl inançlar ve modern hurafelerdir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
BATIL İNANÇLAR
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: GÜNCEL GÜNÜMÜZ KONULARI :: Sihir ve Büyü-
Buraya geçin: