KAYSERİNİN TEK İSLAMİ FORMU
 
AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yapDJ GİRİŞ

Paylaş | 
 

 Kul Günah İşler ALLAH Affeder =TEVBE=

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin

avatar

Mesaj Sayısı : 109
Points : 483
Kayıt tarihi : 30/04/09

Kişi sayfası
ayar ayar: 1

MesajKonu: Kul Günah İşler ALLAH Affeder =TEVBE=   Perş. Nis. 15, 2010 12:47 am

Kul kusur işler pişman olur,Allah affeder: Tevbe

Tövbe, Arapça “tevbe“ kelimesinden isim olarak Türkçemize bu şekli ile girmiş bir kelimedir. Kelime manası ile şu anlamları içerir:Yaptığı fenalığa pişman olma, dönme, vazgeçme, terketme, geri dönme. Dinimizdeki anlamı ise,günahtan iyi fiillere,isyandan Allah’a itaata,batıldan hakka dönme; günah ve kötü fiiller işlemekten vazgeçme;işlediği günahlardan ötürü pişman olup bir daha yapmamaya söz vermedir.

Tövbe kelimesinin türemişi olan "tevvâb" kelimesi, insana nisbet edilirse, tövbe işini çok çok yapan anlamına; Yüce Allah'ın isimlerinden bir isim ve sıfatı olarak ifade edilirse, Allah'a dönen kişinin istediği bağışlanmayı kabul edip, o tövbekâr kulunu huzuruna alan ve onu affeden anlamına gelir. Bu itibarla tövbe, kul hakkında günahlardan dönmeyi, yüce Rabb'imiz hakkında da günahın sebebi olacak cezalandırmaktan vazgeçmeyi ifade eder. Yani kul Rabb'ine döner, Rabb'i de onun bu yönelişini kabul eder ve onu cezalandırmaktan vazgeçer.

Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, günah ve isyana sebep olacak bir iş işlenecek olursa arkasından hemen tövbe edilmesi emredilmiş;tövbe edenlerin tövbesinin de Allah teala tarafından kabul edileceği haber verilmiştir. Bu mealdeki ayet ve hadislerden bazıları şöyledir:“Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter.Onlar fena birşey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı anarlar, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah'tan başka bağışlayan kim vardır. Onlar yaptıklarında bile bile direnmezler.Allah'ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tevbe edenlerin tevbesidir;işte Allah bunların tevbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
İşlenen hatadan hemen sonra samimi bir şekilde tövbe edilmesi bir vecibedir. Tehir edilmesi, hele hele ömrün sonuna bırakılması kesinlikle doğru değildir.Nitekim Rabbimiz Kur’an’ında Yoksa kötülükler yapıp yapıp da nihayet ölüm kendilerine gelip çatınca,şimdi tövbe ettim diyenler ile kâfir olarak ölenlerin tövbesi makbul değildir. İşte onlara elem verici azap hazırlamışızdır

Tövbeyi yapmakta acele etmek gerektiği gibi,tövbenin samimi ve hAlîs bir şekilde yapılması da gerekir.Kur’an-ı Kerim’imiz samimi yapılan tövbeyi “nasuh tövbesi” olarak yadediyor. İmam Gazali nasuh tövbesinin” içinde karışıklık olmayan ve sadece Allah’a yönelerek yapılan tövbe olduğunu ifade ediyor.[1] Yani kişinin yaptığı şeyin kabahat veya günah olduğunu bilip, onu bırakıp terk ederek Allah'a dönmesi, O'nun emirlerine uyması ve yasak ettiği şeylerden kaçınması, Allah'a sığınarak O'ndan affetmesini, bağışlamasını dilemesi, yaptıklarından pişman olduğunu da belirterek yalnız O'na yalvarması “tövbe-i nasuh”u oluşturuyor. Meselâ, bir kabahati, söz gelişi içki içmeyi sırf bedenine yapmış olduğu bir zarardan dolayı veya malına yahut da şerefine zararı dokunduğu için terk yoluna gidip, Allah rızası ve Allah korkusu düşünülmeyecek olursa, bu gerçek mânâda tövbe sayılmaz. Yapılan hatadan dönüş, sadece Allah rızasını yeniden kazanmak için olmalıdır.Çünkü tövbe, yaptığı işin günah olduğunu, kusur veya kabahat olduğunu, suç işlediğini kabul etmekle başlar. İşte bu anlamda tövbe, bir ibadet olarak da sadece yüce Rabb'imize tahsis edilmelidir.
Tövbeleri sadece Allah kabul eder. Yukardaki ayette de belirtildiği gibi kabul olacak tövbenin “nasuh tövbesi” olması gerekir. Nasuh tövbesi ise bazı şartlar dâhilinde yapılan tövbedir.Âlimlerimiz biribirini tamamlayan tarifler yaparak tövbenin şu şartlarda yerine getirilmesinin uygun olacağını aksi takdirde tövbenin gerçek tövbe olamıyacağına işaret ederler.
İmam Gazalî’ye göre tövbe, ilim, hâl ve fiil gibi sırasıyla birbirini gerektiren üç şeyin birleşmesinden meydana gelen değişmez ilâhî bir sünnettir. İlimden maksat, günahların ve büyük zararların, kul ile Allah'ın rahmeti arasında, Allah ile kulu birbirinden ayıran bir perde teşkil ettiğini bilmektir. İnsan kalbinde ve zihninde, bunu böylece kesin olarak kavrayınca, yüce Rabb'ini, yani sevgili Mevla'sını kaybettiği için bir elem ve acı duyar. Hele kusur ve kabahat kendi tarafında ise, bu üzüntüsü, elem ve ızdırabı daha da artacaktır. İşte Rabb'ini kaybedip O'ndan uzak kalmasına sebep olan bu kusur ve kabahatından dolayı duyduğu acı ve çektiği eleme pişmanlık veya nedamet denir. Bu acı ve elem kalbini ve gönlünü iyice kapladığı zaman, yeni bir hâl, yeni bir durum ortaya çıkar ki, bu da şimdiki, geçmiş ve gelecek zamanla alakalı olan bir işi, bir fiili tasarlayıp kasıt ve niyet etmektir. Şimdiki zamanla alakası, yapmış olduğu kabahatı hemen terk edip bırakmaktır. Gelecek zamanla alakası, kendisini Rabb'inden ayıran bu kötülüğü veya kabahati ömrünün sonuna kadar asla yapmamaya azimli ve kararlı olmaktır. Geçmiş zamanla alakası ise, kaybettiğini, zararlarını iyilik etmekle veya kâzâ etmekle telâfi etmeye çalışmaktır. İşte ilim burada tövbenin birinci unsurudur ki, bundan da maksat imân ve yakîndir. Çünkü imân, günahların öldürücü bir zehir olduğunu akla gösterip kalp ve gönüle tasdik ettirir. Bu imânın nuru kalpde parladığı an, orada pişmanlık ateşini yakar. Kalp bu iman nuru sayesinde yüce Rabb'inden ve O'nun sevgisinden uzaklaştığını anlayınca acı duyar ve elem çeker. Şu halde ilim, pişmanlık ile şimdiki ve gelecek zamanda bu işi yapmamaya azimli olmak ve geçmişteki zararı da telâfiye çalışmak gibi birbirini takip eden üç unsurdur ki, hepsine birden tövbe denir.

İmam Fahreddin-i Râzî ise,Mefatihu l-Gayb"adlı tefsirinde,tövbe için gerekli olan şartları şöylece sıralar 1- İşlediği günah olan işi veya kabahatı terketmek, 2- Günah olan işin veya kabahatin bir benzerine asla bir daha dönmemeye azmetmiş olmak,3-Bütün bu şeylerin hepsini bir daha yapmaktan korkup çekinmek. İşte bunların hepsi tövbe için muhakkak gereklidir; dedikten sonra sebeplerini de şöyle açıklar 1-Kabahatı terketmek şunun için gereklidir: Zira kul günah olan o işi veya kabahatı terk etmezse, yapmaya devam ediyor demektir ki,bu durumda tövbe etmiş olmaz 2-Pişmanlık şu bakımdan lüzumludur: Çünkü pişman olmazsa, yaptığı işe rızası,gönlü var demektir.Bir şeye râzı olmak ise, çok kere onu yapmayı gerektireceğinden yine tövbe etmiş olmaz 3-İşlediği günahın bir benzerine dönmemeye kararlı ve azimli olmak. Bu ise, şunun için gereklidir: Yaptığı iş günahtır; günaha tekrar niyyet edip azmetmek de günahtır.4-Korkuya gelince, bu korku insana tövbe etmeyi emreder ve tövbe ederek bu işi kesip atmaktan başka yol olmadığını hatırlatır. İşte Yüce Allah'ın,Yoksa geceleyin secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, ahiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse(o inkârcı gibi)midir buyruğunu kanaatimizce bu manada anlamak gerekir.

Hz.Alî (ra)efendimiz Tövbe şu altı şeyle mümkün olur" der ve şunları sayar 1-Geçmişte işlenmiş olan günahlardan pişman olmak ve yerine getirilmemiş farzları iade etmek 2-Başkalarına haksızlık ve eziyet etmeyi bırakmak, 3- Husumet ve düşmanlığı kaldırmak 4-Günah ve kabahatler içerisinde büyüyen nefsi,Allah'a olan itaat içerisinde küçültüp ona hiçliğini kabul ettirmek 5-İtaatsizlik ve günah işlemenin sözde tadını çıkaran nefse, itaat edip günahlardan uzak durmanın acılığını da tattırmak 6-Gülüşlerinden her birine bedel olmak üzere,ağlamak.”Hâl böyle olunca, şartlarına uygun olan bir tövbe,aynı zamanda Allah için yapılmış bir ibadettir. Böyle olduğu için de kabûle şâyan olması gerekir. Nasıl ki,şartlarına uygun olarak yapılan ibadetlerin kabûlü hususunda tereddüde düşmüyorsak,şartlarına uygun bir tövbenin kabûlü için de tereddüt gösterilmemesi gerekir.
Öyleyse Allah'a imân etmiş kişiler, bilerek veya bilmeyerek günah işledikleri zaman hemen Allah'a yönelip tövbe etmekten çekinmemelidirler. Çünkü Cenab-ı Hak “Hiç şüphesiz Allah hem çok tövbe edenleri, hem de çok temizlenenleri sever.buyururken,Allah’ın Rasulü (as)“Tövbe eden Allah'ın sevgilisidir,günahlardan tövbe eden,hiç günah işlememiş gibidir.[3] buyurur. Bu ayet ve hadis-i şerife göre Yüce Allah samimiyetle ve şartlarına uygun olarak yapılan tövbeleri kabul eder, kullarını bağışlar. Ayrıca, günahları bırakıp kendisine yönelenleri sever, zira günahkârlar için yüce Allah'ın rahmet, mağrifet ve kereminden başka bir sığınak yoktur. Bu bakımdan inananların tövbe etmekten korkmamaları, yaptıkları büyük veya küçük günahları için ne zaman olursa olsun, geciktirmeden hemen Rab'lerine yönelmeleri, tövbe etmeleri ve bir daha o hataya düşmemeye azmetleri gerekir.Bir müslüman bir hata işledikten sonra “ben kötü kul oldum” diyerek asla Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemelidir.Zira Cenab-ı Hak “İşte onların mükâfatı, Rableri tarafından bağışlanma ve altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlerdir.Böyle amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir buyurarak, hatalı da olsa tövbe eden kullarını hem bağışlayacağını hem de cennetlerine koyacağını müjdeliyor.Ne mutlu tövbesi kabul olarak, bağışlananlara!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aktasfm.forum.st
 
Kul Günah İşler ALLAH Affeder =TEVBE=
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Günlük....

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: İSLAMİ KONULAR :: Fkıh-
Buraya geçin: