KAYSERİNİN TEK İSLAMİ FORMU
 
AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yapDJ GİRİŞ

Paylaş | 
 

 Tevhid Analamı ve Mahiyeti

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
tayyar.aktas
Süper Moder
Süper Moder
avatar

Mesaj Sayısı : 63
Points : 207
Kayıt tarihi : 15/04/10

MesajKonu: Tevhid Analamı ve Mahiyeti   Perş. Nis. 15, 2010 12:37 pm

Tevhid; Anlam ve Mahiyeti
Türkçede'birlemek'şeklinde ifade edilen'tevhid'Arapça'vahd'kökünden türemiş bir mastardır'Tevhid'sözlükte,bir şeyin'bir'olduğuna hükmetmek, onu'bir'olarak bilmek,bir şeyi diğerlerinden ayırarak onu tek kılmak, birlemek gibi anlamlara gelmektedirKavram olarak 'tevhid,mutlak anlamda Allah'ın bir olduğunu bilmeyi O'ndan başka ilah bulunmadığına, ortağı ve benzeri olmaktan uzak bulunduğuna inanmayı ifade eder.
'Tevhid'en geniş anlamıyla'birAllah inancının,insanların düşündüğü bütün ilah düşüncelerinden uzak bir dünya görüşünün,tek Yaratıcı,tek Rab tanımanın açıkça ortaya konulmasıdır'Tevhid' aynı zamanda alemlerin Rabbi Allah(cc)tarafından insanlara gönderilen ilahi dinin adıdır.Şirk'i anlatırken söylediğimiz gibi,nsanlar ya Tevhid Dinine, ya da şirk dinlerine inanırlar.Üçüncü bir yol yoktur insanın hayatında.Şirk,nasıl insanların kendi heva ye heveslerinden uydurdukları bütün dinleri tanımlıyorsa'Tevhid'de Allah'ın vahy yoluyla gönderdiği dini tanımlar.
'Tevhid'hem inanç açısından Allahı zatında,sıfatlarında ve fiillerinde'bir'lemek,hem de ibadeti yalnızca Allah'a mahsus kılmaktır Allah'ın birliğini ifade eden'tevhid'kavramı Kur'an'da geçmemektedir.Allah'ın birliği Kur'an'da'Vahid'Ehad'gibi sıfatlarla ve başka tarzla açıklanmaktadır.
'Allah'ın birliğinden,sıfatlarından ve diğer iman konularından bahseden ilme'kelam' denilir'Tevhid ilmikelam ilminin diğer adıdır. Çünkü Tevhid ilmi ağırlıklı olarak Allah'tan ve O'nun insanlara gönderdiği inanç esaslarından bahseder.
Ebediyatta'tevhid'Allah'ın birliğinden ve yüceliğinden bahseden,bunlardan söz eden,konusu bu gibi şeyler olan şiir çeşitlerine denir.
Tevhid'in Amacı:'Tevhid'ten maksat,Allah'ı birlemek ve O'nu bir olarak kabul etmektir.Buradaki'bir'den amaç sayı yönünden bir olması değil,O'nun hiç bir şekilde ortağının, benzerinin ve eşinin olmaması,ezeli ve ebedi sıfatları yönünden hiç bir şeye benzememesi,Kur'an'ın ifadesiyle 'hiç bir şekilde denginin bulunmaması'dır.Benzer cinsler arasında her hangi bir şeye 'bir'denilir ama,onun cinsinden ve benzerinden başka şeyler de olabilir.Allah'ın bir ve tek oluşu ise benzersiz, eşsiz ve denksiz bir birliktir.

'Tevhid'Allah'tan başka ilah olmadığına inanan mü'minlerin,bütün ilgi ve dikkatlerini Allah'a yöneltmeleri,Allah'a teslim olmaları, mutlak kudret sahibi olarak O'nu görmeleri, O'nun gösterdiği yolda yürümeleri,O'nun istediği gibi O'na kulluk yapmalarıdır.Tevhid'ehline, yani'şehadet getirip mü'min olanlara muvahhid-Allah'ı tevhid eden'ler denilir.Muvahhidler,Tevhid gerçeğine bu bilinçle yönelirler ve bu bilince göre hayatlarını sürdürürler'Tevhid'ehli,yalnızca'Allah vardır'demekle kalmaz.Bunu demekle beraber,O'ndan başka ilah,O'ndan başka yaratıcı,O'ndan başka rızık verici,O'ndan başka hüküm koyucu,O'ndan başka Rabb olmadığına da inanırlar.İşte bu,Tevhid Dininin özüdür

Tevhid'in Kapsamı:Bilindiği gibi'Tevhid'veya'İslam Dini'Tevhid Kelimesi veya Şehadet Kelimesi ile özetlenmiştir.Bu yüzden kim bu iki cümleyi inanarak söylerse mü'min olur.Bu iki cümle,İslamın bütün iman ve ibadet ilkelerini içerisine almaktadır.Mü'min, bu iki cümleden birini söylediği zaman, bütün benliği ile Allah'tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammedin getirdiği dinin Hakk din olduğuna tanıklık (şahitlik) eder.Her iki cümle de ayrı ayrı İslamın ve buna inanmayı ifade etmenin özetidir.Unutmamak gerekir ki,İslam yalnızca bu cümleleri 'dil' ile tekrar etmek değildir.Bunlar İslama giriş ve İslama girdikten sonra İslama ait ne varsa hepsini peşinen kabul etme
duyurusudur Mü'min,bunları söyleyerek seçtiği dini ve bunun her türlü ilkesini,prensibini kabul ettiğini ortaya koymuş olur.

Mü'min,niçin Tevhid Kelimesini söylediğinin farkındadır.Bu sözün yalnızca iki gerçeği haber veren bir şey olmadığını bilir.Bu sözü söylerken neyi kabul ettiğini,neyi reddettiğini anlar.Bütün kalbiyle inanır,bunu diliyle ilan eder ve inandığı şeyin gereğini yapar.Tevhid veya Şehadet Kelimesi iki hüküm cümlesidir.Birinci bölümde önce'la ilahe-ilah yoktur, sonra da'Allah vardır yaygın söyleyişle'Allah 'tan başka ilah yoktur'denilir.Dikkat edilirse inanmanın ilk şartı, bütün ilahları,ilah düşüncelerini,ilaha benzetilen her şeyi kafadan ve gönülden silmek,sonra da tek Allah inancını kabul etmektir.Önce'nefy-yani reddetme, onra da'tasdik-yani kabul etme'söz konusudur.İslam açısından son derece önemli bir durumdur bu.Çünkü İslamın üzerinde durduğu en önemli mesele,Tevhid inancıdır.İnsanlar öncelikli olarak bu inancı benimsemekten sorumludurlar 'Tevhid'yaratılışın ve var olmanın en önemli olayıdır.
Kur'an'ın üzerinde en çok durduğu konu da budur.Hz.Muhammed (s.a.s.)in mesajı Kur'an'ın öncelikli konusu,insanların şirk dinlerini terk ederek,Tevhid dinini benimsemeleridir.Bu hem fıtrata (yaratılışa) uygun bir seçimdir,hem evrendeki teslimiyete katılmadır,hem de dünya ve Ahiret kurtuluşudur.İslamın bütün yükümlülükleri,bütün prensipleri,emir ve yasakları;gönüllerine Tevhid inancı girmiş 'muvahhidler'tarafından hakkıyla yerine getirilir.İnsanlık ailesinin en öncelikli faaliyeti ve meselesi'Tevhid'ile şirk arasındaki seçimdir.Kendi özgür iradesi elinde bulunan insan,Tevhid ile şirk arasında kendi isteği ile bir seçim yapacaktır.Yaptığı seçimin, yani seçtiği hayat tarzının sonucuna da kendisi katlanacaktır.
Tevhid veya Şehadet kelimesinin ikinci kısmı,Hz.Muhammed'in Allah'ın rasülü (elçisi)olduğunu kabul ve ilan etmektir.Bunun anlamı da yalnızca'O,Allah tarafından gönderilmiş bir elçidir'demek değildir elbette.O'nu Allah'ın son resulü tanıdıktan sonra O'nunla gönderilenleri,O'nun tebliğ ettiklerini O'nun dediklerinin doğru olduğunu da kabul etmek demektir.Aynı zamanda O'nun anlatıp gösterdiği yaşama biçimini seçmek,O'nun tebliğ ettiği ilahi şeriatı hayat prensibi haline getirmek anlamına da gelmektedir.Rabbimiz(cc)hükümlerini ve kullarından istediklerini resulleri aracılığıyla insanlara bildirmiştir.
Tevhid veya Şehadet Kelimesini söyleyenler,Allah'ın hükümlerini kabul edenler ve onları hayatlarına uygulamaya karar verenlerdir
Tevhid Kelimesi İslamın giriş kapısıdır desek yanlış olmaz. Ancak bu kapıdan içeri girenler,içeride olan her bir ilkeyi,her bir iman esasını, her bir kulluk şartını kabul etmiş ve pratik hayatta uygulamaya söz vermiş demektir.

Tevhid'in Kısımları: Yukarıda geçen tanıma göre Tevhid üç kısımda anlaşılmaktadır:
1- Zat'ta tevhid: Allah (cc) zatı yönünden tek olması, bir benzerden, ortaktan (şerikten) münezzeh (uzak) olması demektir. Allah (cc) aynı zamanda insanların bildiği gibi bir cisim, bir cevher (görünen bir varlık), bir şeylerin bileşimi de değildir. Kur'an farklı şekillerde sürekli olarak Allah'ın bir olduğunu, eşinin ve benzerinin olmadığını vurguluyor. Kur'an, Allah'ın varlığına ait ne kadar delil getiriyorsa, bir o kadar da 'bir' olduğuna da o kadar delil getiriyor.

Kur'an, Allah'ın birliğini şu yollardan biriyle anlatıyor:
a- 'Ehad' ve 'vahid' kelimeleriyle: "De ki O Allah bir 'dir." (İhlas, 1) "Gerçek, sizin ilahınız hakikaten bir'dir." (Saffat, 4). (Ehad ve vahid kelimeleri aynı manada olup, 'yalnız ve tek olmak, bir olmak demektir. Sayı olarak 'vahid' bir demektir. Ancak ikisi arasında kullanılış yönünden incelikler vardır. Sayı saymaya 'vahid -bir' ile başlanır, 'ehad' ile başlanmaz. 'Evde, bir değil, iki kişi var' derken 'vahid' kullanılır. Kur'an'da, Allah hakkında bir ayette 'ehad', yirmi iki ayette ise 'vahid' kelimesi kullanılıyor.)
b- Olumsuzluk ifadesiyle: "Allah 'tan başka ilah yoktur." ( Al-i İmran, 62)
c- Yasaklama ifadesiyle: "Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. " (Nahl, 51)
d- Tevhid anlamında, başka ilah olmadığı vurgulanarak: "Allahu, la ilahe illa ha -Allah, O'ndan başka ilah olmayandır-." (Bakara, 255) "Şüphe yok ki Ben, Ben Allah'ım ... Benden başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et .. (Taha, 14)
e- Birliğin soru şeklinde vurgulanmasıyla: Size gökten ve yerden rızık verecek Allah 'tan başka yaratıcı mı var?"(Fatır, 3)
f- Hıristiyanların teslisini (üçlü ilah inancını) reddederek (Nisa, 171)
g- İnsanın yaratılışı da bir Allah inancını kabul etmeye uygundur. Örneğin, insan kurtulma ümidinin kaybolduğu, kimsenin yardımcı olamayacağı bir sıkıntı anında Allah'a yalvarır (İsra, 67)
h- İnsanın aklını kullanmasını sağlayarak; eğer birden fazla ilah olsaydı yerlerin ve göklerin dengesi bozulurdu ifadesiyle (Enbiya, 22)
ı- Hayretle karışık soru şeklinde: “…Allah ile başka ilahlar var mı?!" (Neml, 60-63)
2- Sıfatta Tevhid: Allah (cc) sıfatlarında da tektir, hiç bir varlık O'na sıfatlarında ortak (şerik) veya denk değildir. Allah'ın sıfatları denildiği zaman, Allah'ı bize bildiren ilahi özellikleri akla gelir. Allah'ın sıfatları O'na aittir ve kendisi gibi ezelidir, başlangıcı yoktur. Bazı sıfatlar Allah'a aittir. Bu sıfatlar O'ndan başka hiç bir yaratıkta olamaz. Örneğin, 'Beka-sonu olmamak' sıfatı gibi. Allah'ın sonu yoktur, O ölümsüzdür, varlığı asla sona erici değildir. Allah (cc) bazı sıfatlarından varlıklara da vermiştir. Mesela, 'hayat, diri ve canlı olma' sıfatı gibi. Canlılar da hayat sahibidir ama, günün birinde onların hayatı sona erer.
Hayvanlar ve insanlar 'görme' sıfatına sahiptirler ama onların görmeleri sınırlıdır, bazı araçlarla olmaktadır. Allah'ın görmesi ise tıpkı diğer sıfatları gibi mutlaktır, bir aracıya muhtaç değildir.

3- Fiilde Tevhid:Allah'ın yaratmasına,bir şeyi yokluktan varlığa çıkarmasına O'nun fiili denir.Yaratma yalnızca Allah'a aittir. Çevremizde ve evrende gördüğümüz bütün olaylar ve oluşumlar, Allah'ın yarattığı sebeplere bağlı olarak meydana gelmektedir.Asıl yaratıcı Allah'tır. Alemi,alemin içindeki her şeyi, insanı ve insanla ilgili her şeyi yaratan O'dur. O'nun bu yaratmasında bir ortağı,bir yardımcısı veya bunlara benzer bir şeyi yoktur.Var eden de O'dur,öldüren de O'dur,varlığın devamını yaratan da O'dur.
Fiilde Tevhid,Allah'ın tek yaratıcı olmasına inanmadır,yaratma ve var etme sıfatını başka ilahlara vermemektir.O'nun yaratmada bir yardımcısı olmadığı gibi, alete,araca,zamana da ihtiyacı yoktur."Bir şeyi dilediği zaman,O'nun emri,ona yalnızca'ol'demesidir;o da hemen oluverir.(Yasin,82).Tevhid,Allah'ı'uluhiyyette-ilahlıkta' ve 'rububiyyette- rablikte' tek ve bir bilmenin ifadesidir.Allah (cc) hem yaratıcı olarak tek ilahtır,hem de evreni ve içindekileri yaratan,düzenleyen, idare eden ve inanlar için hükümler koyan bir Rabdir.
Kimileri 'Allah vardır ve yücedir'derler ama, O'na bir takım şeyleri eş tutarlar. Bazı şeyleri Allah(cc) gibi düşünürler.Veya Allah'a ait sıfatları onlara verirler. Onların tıpkı Allah gibi saygı duyulacak, emirlerine itaat edilecek,önlerinde boyun eğilecek yüce varlıklar olduğunu düşünürler. Yada 'Allah büyüktür'dedikleri halde hayatlarına ilişkin temel hükümleri bir başka makamdan alırlar.Allah'ın koyduğu helal ve haram hükümlerini kabul etmezler,onların yerine'tağutların'hükümlerini benimserler.Bu gibi kimseler Tevhid'e iman etmemiş sayılır. Çünkü Hz.Allah, hem eşi ve benzeri olmayan tek ilahtır,hem de tek Rabb'dir. Tek Rabb olmanın anlamı, yaratan,şekil verip terbiye eden, yöneten,tek sahip ve hüküm koyucu demektir.İlahlığı Allah'a yakıştırıp ta rabb'liği başkalarına tanıyanlar Tevhid'i bilmeyenlerdir.Böyle yapanlar'şirk'koşup müşrik olanlardır.
Kur'an'ın ifadesi açık olmasına rağmen,Allah'ın hükümlerine zıt olacak şekilde,onları beğenmeyerek,bana göre,bize göre,bizim sistemimize göre,çağımıza göre,falanca atamızın ilkesine göre,falanca ilim adamına ve efendiye göre'gibi ölçüler Tevhid'e uymaz.Böyle bir inanca sahip olanlar,Allah'ın Rabliğini tanımayanlardır.ikkat edin,hükmün tamamı O'nundur"(Enam 62)Burada söz konusu edilen nokta Allah'ın ölçülerine rağmen,sırf onların yerine geçmesi için hüküm koymak ve Allah'ın dininin yerine başka dinler uydurmak mantığıdır.Bu Tevhid'e aykırıdır.
Tevbe Suresinin otuz birinci ayetini ve bu ayetle ilgili Peygamberimizin Adiyy b.Hatem'e cevabını hatırlayalım: Ayet,bazılarının din adamlarını, hahamlarını ve Hz.İsayı Rabb edindiklerini,yani onlara kulluk yaptıklarını söylüyor.Adiyy b.Hatem onların bu gibilere kulluk yapmadıklarını söyleyince,Peygamberimiz,işin mantığını çarpıcı bir şekilde izah etti:Halk, onların helal ve haram ölçülerini kabul ediyorsa, bunun anlamı onları Rabb haline getirmektir.(Tirmizi, nak. Elmalı, 4 /317)
Öyleyse,Tevhid'e inanan bütün mü'minler,bu inanmanın gereğine uymak zorundadırlar.Allah'ı hem ilahlıkta tek ve bir hem de Rabb olmada tek ve bir bilecekler Onun emrinin,O'nun hükmünün,O'nun büyüklüğünün üzerine hiç bir şey koymayacaklar O'nu zatında,sıfatlarında,
fiillerinde 'ehad-tek'olarak tanıyacaklar.Bazılarının yaptığı gibi gökleri Allah'a yeryüzü de insanlara bırakmak Tevhid değildir.Yani onlara göre Allah,yer ve gökleri yarattı ve yönetmektedir.Tamam bu doğrudur,'O Allah, gökleri yönetmeye devam etsin,canlıların rızkını versin, sıkışanların da yardımına koşsun, ama yeryüzüne, toplumların ve devletlerin yönetimine karışmasın. Toplumlara ve insanlara ait hükümleri biz O'ndan daha iyi biliriz'şeklinde düşünürler ve inanırlar. İşte bu mantık'şirk' mantığıdır,tağutluktur.
Dikkat edilirse, İslam gelmeden önce cahiliye insanları'Allah yoktur'demiyorlardı.Allah'ın var olduğuna inanıyorlardı ama O'na putları ortak koşuyorlardı ve O'nun insanlar hakkında koyduğu hükümleri tanımıyorlardı, ya da O'nun adına kendileri hüküm koyuyorlardı.

Allah'tan Başka İlah/Tanrı Yoktur İfadesinin Anlamı: Tevhid kelimesinde bir incelik daha var: Orada 'Allah vardır' ifadesi değil, 'Allah 'tan başka ilah yoktur' ifadesi yer almaktadır. Allah elbette vardır. İnsanlar zaten ilahsız olamazlar ki. Herkesin mutlaka bir ilahı veya bir çok ilahı vardır. İnsan ilah inancından asla uzak olamaz. Önemli olan bu ilah inancı değil, yanlış ilah inançlarını terk edip, alemlerin Rabbi Allah'a inanmaktır. İşte bu Tevhiddir. Tevhid, aynı zamanda İslam'ın dünya görüşüdür. Evet, İslam Tevhidi bir dünya görüşüne sahiptir. Hayat anlayışı, evreni izah edişi, ölüm gerçeğine bakışı, hükümler konusundaki tavrı, geçmişe ve geleceğe bakışı tamamen bir Allah inancına dayanır ..
İslam'ın getirdiği bütün çözümler, önerdiği yaşama tarzı, bu hayatı devam ettirecek ilkeler ve prensipler, insanlara ve toplumlara, bilgiye ve bilginin kaynaklarına bakışı, tarihi değerlendirişi hep bir Allah inancından, yani Tevhid 'ten kaynaklanmaktadır. En ufak, hatta göze görünmeyen varlıktan en büyük varlıklara kadar, galaksi ve nebulalara varıncaya kadar her şey, ama her varlık Allah'ın birliğinin ispatıdır, Tevhid'in görüntüsüdür.

Tevhidin Pratik Görüntüleri: Bu muazzam görüntüyü ve Allah'ın vahiy ile öğrettiği Tevhid'i beş maddede daha açık görebiliriz:
1- Kainattaki Tevhid: Kainattaki her varlık bu inancı bize haber veriyor. Kur'an'da sık sık bu duruma dikkat çekilmekte,Allah'ın sonsuz kudretinin eserine bakmamız tavsiye edilmektedir.Kainattaki her varlık kendine ait bir özelliğe sahiptir ve her biri kendi görevini yerine getirmektedir. Bu durum, evhid'in göstergesidir(Zariyat,20-21; Ali İmran, 190)
2- Siyasette Tevhid:Siyaset,idare etme, yönlendirmedir.Alemlerin Rabbi Allah (cc)alemleri yaratan ve idare edendir.O'nun hükmü hem kainatta hem de insan hayatında geçerlidir."O gökte de ilahtır,yerde de ilahtır.(Zuhruf,84)Allah'ı dünya ve toplum işlerine karıştırmak istemeyen mantık Tevhid'e aykırıdır ve tağutluktur.
3- Toplumda Tevhid: İslam ümmeti,Tevhid Dinine inanmakla tek bir ümmet tek bir topluluk olmaktadır "Ümmetini: bir tek ümmettir ve Ben de sizin Rabbinizim.O halde gereği gibi ibadet edin.(Enbiya, 92).Öyleyse mü'minler, hayatlarına Tevhid ilkelerini hakim kılarak birliklerini koruyacaklar, Allah'ın ipine sımsıkı sarılarak ayrılıp-parçalanmayacaklar ve vahdet olacaklar. Mü 'minleri, ancak Tevhid ilkelerine topluca sarılma birleştirir, bir araya getirir. Mü'minler, kendilerine Allah'ın ayetleri geldikten sonra parçalananlar, bölük pörçük olanlar gibi olmazlar (AI-i İmran, 105).
4- Kişide Tevhid: iman edenler,İslamın kendilerinden istediği'mavahhid'tipli insan olmak,hayatlarının her anında Tevhid inancını göstermek,kulluğu tek bir Rabb'e yapmak durumundadırlar.Muvahhid,bütün benliği ve duygularıyla Tevhid ilkelerine inanır mücadelesini bu uğurda yapar.
5- Yürekte ve Dilde Tevhid: Mü'minler,Tevhid Dininin özeti olan Tevhid Kelimesini yürekten kabul ederler,inanırlar,dilleriyle de inandıklarını ortaya koyarlar.Sonra da bu inançlarını fikirde,düşüncede,ahlakta,badette,sosyal hayatta ve her konuda gösterirler.Tevhid'in ilkelerini hayata hakim kılarlar.
'La ilahe illallah' dedikten sonra,başka ilahların peşine gitmezler,şirk olabilecek fikirleri kabul etmezler,ilah zannedilenlelerin ve tağutların hükümlerine itibar etmezler Allah'a rağmen insanlara hükmetmeye kalkışanlara yüz vermezler.İbadetlerini yalnızca Allah' a yaparlar.imanlarında asla taviz vermezler.Rabbimiz buyuruyor ki:Allah'a dayan,vekil olarak Allah yeter.Allah bir adamın göğsünde iki kalp yaratmadı.(Ahzab,3-4) işte bu manada kim Kelime-i Tevhid'i(veya Şehadeti)kabul ederse, kim hayatını bu inanç doğrultusunda yaşarsa, kimin son sözü'la ilahe illallah muhammedu'r resulullah' olursa,onun cennete gideceği umulur(Müslim,İman 40,adisno:94,l/94.Buhari Timizi)
İnsanlık tarihi baştanbaşa bir Tevhid mücadelesi tarihidir.Kimileri şirk dinine girip saptıkça, azdıkça,kısaca yoldan çıktıkça Allah'ın peygamberleri onları Tevhid'e davet ettiler, kurtulmalarını sağlamaya çalıştılar. İnsanlar Rablerine isyan etmeye,Allah(cc) da onlara elçi ve elçilerle beraber kurtuluş davetini göndermeye devam etti.
Bugün de Allah'ın son vahyi olan İslam ve O'nun kitabı Kur'an, bunun yanında Hz.Muhammed'in mesajı bütün insanlığı Tevhid'e davet ediyor. Çünkü gerçek kurtuluş Tevhid'e uygun yaşamaktır.Kur'an'ın deyişiyle"Darmadağınık bir çok düzme ilahlar (tanrılar) mı hayırlıdır, yoksa hepsine ve her şeye Galip Kahha (sonsuz güç sahibi)bir tek olan Allah mı?"(Yusuf,39)(Seyyid Kutub,Fi Zilal’il Kur’an,c.1 s.323-324)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tevhid Analamı ve Mahiyeti
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: İSLAMİ KONULAR :: AKAİD-
Buraya geçin: